SAADET; BİR PARTİ TEŞKİLATI MIYDI, YOKSA “ASLI GÜDÜK” TARİKATI MIYDI?

16
Paylaş:

28 Eylül 2019

Türkiye’de sadece imani gerçekleri ve ahlâki değerleri tebliğ ve temsil etme süreci; Bediüzzaman’ın, ilim ve istikamet ehli bazı tarikatların öncelikli göreviydi ve o dönemlerde icra edildi. Erbakan Hocamızın “siyasi cihat” gayreti ve Adil Düzen’i kurma gayesiyle yola çıktıktan sonra bu ferdi tebliğ ve teklif süreci; manevi ve siyasi cihat ekibine katılıp sorumluluk almaya, en azından “oy”larıyla destek çıkmaya davet şekline dönüşmekteydi ve bu farz olan gerekli bir girişimdi. Yani Saadet Partisi ve MİLKO olarak bilinen diğer Millî Görüş takipçileri ve ekipleri, bir tarikat veya dini cemaat değildir. Tam aksine; ülkemizde, bölgemizde ve yeryüzünde Adil Düzen’i kurma hedefi güden siyasi bir harekettir. Ama fosiltür dediğimiz kasıtlı ve kısırlaştırıcı kafalar elinde bu kutlu hareket, bir tarikat tekkesine ve dini cemaat seviyesine indirgenmiş vaziyettedir. Oysa bu tür tebliğ ve tavsiye hizmetlerini gören birçok dernek ve tekke zaten kendi işlerini sürdürmektedir. Saadet Partisi’nin, bunca tehlikeli tahribatından sonra iyice yıpranan iktidara karşı alternatif siyasi arayışların yoğunlaştığı bir ortamda, topluma umut ışığı ve huzur kapısı olacak plan ve projeler sunması… Daha doğrusu Erbakan Hoca’nın zaten hazırladığı Adil Düzen projelerine ve Milli Görüş reçetelerine sahip çıkması, Parti teşkilatlarını, yan kuruluşlarını ve gençlik organizasyonlarını bu yönde eğitip-donatıp tarihi atılımlara koşturması gerekirken; yıllardır “Bize düşen; İslam’ı öğrenelim, emirlerini yerine getirelim ve çevremize de bunları tebliğ edelim” nakaratlarıyla ve bir tarikat şeyhi ve medrese melesi havasıyla Milli Görüş potansiyelini köreltmeye çalışan fosiltür kafalar; öyle cehalet ve gafletle değil, bilinçli bir hıyanetle bu tavırları takınmaktadır.
Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.