MİLLİ GÖRÜŞ, GÖMLEĞİMİZ Mİ; YOKSA KİMLİĞİMİZ Mİ?

2
Paylaş:

25 TEMMUZ 2026

Samimi inancımız şudur; farklı kültür ve kökenden bütün MÜSLÜMAN’lar kardeşlerimizdir. Ayrı Din ve düşünceden bütün insanlar ise, “Yaratılışta eşitimizdir!” Zulme kaymamak ve başkalarının insan haklarına saygılı olmak şartıyla, tüm insanların hayrını ve huzurunu gözetmek vazifemizdir. “İnsanların hayırlısı; (sadece Müslümanlara değil, bütün) insanlara yararı dokunandır. (En azından zarar vermekten sakınandır.)” Hadis-i şerifi prensibimizdir.

Ancak MİLLİ GÖRÜŞÇÜ olmak, Aziz Milletimizin ve tüm insanlık âleminin barış ve bereket içinde yaşamasını bir sorumluluk sayarak çalışıp çabalamak ise, elbette ayrı bir feraset ve fazilet alâmetidir. Bu nedenle onlara daha bir muhabbet ve meveddet (manevi destek) duygusu taşımamız tabiidir. Bu samimi sevgi ve ilginin icabı olarak, bu kardeşlerimizin, daha şuurlu, daha huzurlu ve daha onurlu davranmalarını istemek ve bu yönde dua etmek ise, imanın ve vicdanın gereğidir. Ve yine Milli Görüş davasına ve Erbakan sevdasına layık ve yakışık düşmeyen tavırları tenkit edip uyarıvermek de, hem İslami hem de insani bir görevdir.

Makalenin tamamını okumak/dinlemek için tıklayınız.

    Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.