SİNGAPUR GEZİSİ VE İZLENİMLERİMİZ

138
Paylaş:

20 Aralık 2018

Asya’nın standardı yüksek, modern, düzenli ve temiz şehri Singapur ziyaretimiz hem umutlu başlamış hem de çok olumlu sonuçlanmıştı.

Öncelikle Singapur’a gitmemdeki en büyük etki, 1997’de üniversite yıllarımda, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın (5 Ocak 1997’de) “İskenderun’u, Singapur yapacağız” sözünden ciddi etkilenmiş olmamdı.

Daha sonra 04/07/2007 yılında ESAM’ın Türkiye Konferanslarında konuşan Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız; “İskenderun Singapur gibi olacak!” buyurmuşlardı.

Yeniden Büyük Türkiye projelerinin hayata geçirileceğini anlatan Aziz Erbakan Hocamız, bunların içinde yüksek standartlı Tiran-Bakü otoyolu, boğazda tünel köprünün yanı sıra 3. köprü, İzmit Körfezi ve Çanakkale Boğazı köprüleri, hızlı tren, serbest bölgeler ve organize sanayi bölgeleri bulunduğunu anlatmışlardı.

“İskenderun’un Singapur gibi büyük bir serbest liman yapılacağını” vurgulayan Aziz Erbakan Hocamız, “Bu İskenderun’daki serbest bölge demek, yeni bir Singapur demektir. Singapur’a günde 200 tane gemi giriyor, 200 tane gemi çıkıyor. Bu liman nasıl bu hale gelmiş? 200 giriş, 200 çıkış yapacak kadar nasıl gelişmiş? Koskocaman muazzam bir şehir, hep konteynırlarla dolmuş vaziyettedir. Burası neresidir? Güneydoğu Asya’dır. Adam bunu dünyanın öbür ucunda yapıvermiş. Peki, İskenderun neresi? Asya, Avrupa ve Afrika’nın merkezidir. Sen bunu yaptığında, orda 200 gemi geliyorsa, buraya 1000 gemi gelecek, 1000 gemi çıkacak demektir. Niye? Çünkü Millî Görüş gelmiştir, Saadet Partisi gelmiştir de onun için” açıklamasını yapmışlardı.

Aziz Erbakan Hocamız, en önemli değişikliği ise devlet yapısında gerçekleştireceklerini de hatırlatarak, “En önemli yapacağım şey ise, devlet yapısında gerçekleştireceğimiz değişikliktir. Nasıl IMF devlet içinde devlet kurmuşsa, biz de tam tersini yapacağız. Her şeyi milli iradeye vereceğiz” diye konuşmuşlardı.[1]

Şimdi Singapur hakkında kısa bilgiler aktarmaya başlayalım:

Singapur, geçmişi 11. yüzyıla uzanan bir şehirdir. Önemi 14. yüzyılda kurulan prensliklerle artsa da, sonrasında tamamen yıkılmış ve 19. yüzyılda İngilizler tarafından kurulan limanlarıyla yeniden “dünya şehirleri” arasına girmiştir. Kişi başına düşen milli gelirle dünyanın en zengin 4. ülkesidir. Ekonomik kaynaklarının çoğu; tersaneler, denizcilik-petrol alanlarından oluşan ve en önemlisi tüm dünyada faaliyet gösteren ticari şirketlerin Asya genel müdürlüklerini barındıran bir ülkedir.

Uzun yıllar Malezya ve İngiliz kontrolü altında kaldıktan sonra, 1965’te bağımsız bir devlet haline gelmiştir. 5,5 Milyon civarında nüfusu olan ülke %60’nı Çin’liler, %20’sini Malaylar, %10’unu Hintliler ve %10’unu diğer etnik gruplardan meydana gelen bir “Şehir devletidir”. Başkenti Singapur olan, 40 adet adadan oluşan ve adalarla birlikte 632,6 km2 alana kurulu bir şehir devletidir. Ülke tek bir şehirden oluşmaktadır. Ülkede çok fazla resmi dil vardır, başta İngilizce olmak üzere, Malayca, Çince ve Tamilce resmikabul edilen diller arasındadır. Para birimleri ise Singapur Dolarıdır. Yönetim şekli Cumhuriyet; resmi adı: Singapur Cumhuriyetidir.

Singapur ekonomisi, politikası ve Singapur liman işletmeleri;

Küçük bir ada ülkesi olan Singapur Malezya’nın ucunda belli başlı ticari rotaların geçtiği bir coğrafik noktada konumlanmıştır. Bu mevki Singapur’a bölgede bir aktarma limanı ve ticaret ve finans merkezi olma şansı kazandırmıştır. Böylece Doğu-Batı ve Kuzey-Güney aksları üzerinde önemli bir uğrak liman ülkesi olarak öne çıkmıştır.  

Bu ülke limanı yılda 32.6 Milyon Teu hacme sahiptir. (1 TEU 20 feet’lik konteyneri ifade etmektedir ve her biri 34 metreküplük bir hacme sahiptir. TEU terimi İngilizce “Twenty-foot Equivalent Unit” kelimelerinin kısaltması olup, konteynerlenmiş yükler için bir endüstri standardı olarak kullanılmaktadır.)  500 milyon ton konteyner yükü elleçlendiği ve her 5 dakikada bir; bir geminin girip, diğerinin çıktığı dikkate alındığında, Singapur’un küresel ticarette oynadığı rolün önemi ortaya çıkacaktır. Singapur limanı dünya üzerinde 600 liman ile bağlantısı olan küresel ticarette en büyük 5 limandan birisi sayılmaktadır.

Singapur’un nasıl bu duruma geldiği hususuna girmeden önce bu ülkenin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymakta fayda vardır:

Ülke bazında rekabet analizi yapıldığında, Singapur’un kuvvetli ve zayıf taraflarını aşağıdaki şekilde değerlendirmek mümkün ve münasip olacaktır.

Kuvvetli Taraflar  

– Güçlü fiziksel altyapı, 

– Uluslararası ticaret merkezleri ve endüstriyel bölgelerle hem hava hem deniz bağlantısı, 

– Uluslararası taşıyıcı ve lojistik hizmet sağlayıcıların bölgesel merkezlerinin ve/veya ofislerinin Singapur’da bulunması. 

– Eğitimli işgücü ve kalifiye eleman hazırlaması.

– Güçlü hukuk sistemi ve işletmeler için uygun vergi yapısı. 

– Devletin ticareti kolaylaştırıcı düzenlemelerde bulunarak örneğin serbest ticaret bölgeleri veya çeşitli teşvik/yatırım düzenlemelerinde olduğu gibi işletmelere yeni açılımlar sağlaması.

Zayıf Taraflar  

– Nisbi olarak yüksek operasyon maliyetleri olması (özellikle arazi kira ve ücretlerinin yüksek artışı).

– Küçük coğrafya ve ulusal pazar darlığı.

- Endüstrinin parçalı yapıda olmasından kaynaklanan dezavantajlar; küresel işletmeler karşısında ölçek sorunları. 

Singapur küresel ekonomi ve deniz taşımacılığında bugünkü seviyesine nasıl geldi?

Kamu şirketlerinin (GLCs) yatırımları ile kombine edilen yabancı yatırımlar Singapur’un açık / serbest / liberal ticaret ağırlıklı ekonomisinin desteğini ve temelini oluşturmaktadır. Ancak burada yerleşikler ile mutlaka bir joint venture tesis etme mecburiyeti de koşulmamaktadır (Joint venture: Yabancı bir ülkede yerel bir firmaya ortak olarak katılma), %100 yabancı sermayeli şirket de kurulabilmektedir. Sınırlamalar finansal hizmetlerin belli alanlarında vardır. (Her alanda değil bu segmentin bazı alanlarında sınırlamalar olup bunların da bazıları zaman içinde liberalize edilmiş, kurallar yumuşatılmıştır.) Perakende bankacılıkta bazı sınırlamalar bulunmaktadır. Singapur aynı zamanda servis sektörleri dikkate alındığında bir tahkim merkezi konumundadır. Bu gibi ufak tefek sınırlamalar dışında Singapur serbest yatırım rejimine tabi, yabancı sermayeye açık, cazip bir yatırım merkezi durumundadır. Şirket kurma işlemleri bürokrasi olmadan çok kısa sürede kurulmaktadır. Dünya Bankası “Doing Business 2014’’ raporunda bu adayı iş yapmak bakımından dünya üzerinde en uygun 1. sıradaki ülke olarak kabul etmiştir. Fakat 2017 yılında yapılan değerlendirmede 2.liğe düşmüştür.  Küresel rekabet edebilirlik raporunda ise (2013-2014) Singapur 2. en iyi rekabet edebilir ekonomi olarak değerlendirilmiştir. 

Yabancılar ticari faaliyetler ve mülkiyet bakımından, yerleşikler ile aynı temel hukuki düzenlemeye tabidirler (ayrım yoktur). Bazı sektörlerdeki düzenleyici regülasyon ve yaptırımların dışında hükümet yatırım tekliflerini sadece çeşitli teşvik rejimleri ile uygunluğu bakımından kontrol etmektedir. (Bkz U.S Department of State Diplomacy in Action 2014 Investment Climate Satatement-Singapore)  

Singapur’da yargı sistemi ve kanunlar; birçok ülkenin hukuk sisteminde olduğu gibi sözleşme serbestisine; zorunlu kurallara, genel ahlak prensiplerine ve amme nizamına aykırı olmamak kaydı ile imkân tanımakta ve tarafların kabul ettiği sözleşme hükümlerine itibar etmektedir. Örnek vermek gerekirse; ülkede açık alanlarda sigara içmek yasaktır (caddelerde sigara içmek için özel yerleri mevcuttur.) Uyuşturucu ve keyif veren madde üretenler, satanlar ve finanse edenlerin cezası idamdır. Cinayet davalarında kasten adam öldürmenin cezası idamdır. Zina yapmak suçtur. Çocuk yaşta birlikteliklerin cezası idamdır. Ülkede idamı bekleyen 35 mahkûm bulunmaktadır. 28’i uyuşturucu ile ilgili suçtan 7’si ise cinayetten hüküm giymişlerdir.

2014 yılı Şubat sonu itibari ile tepedeki 5 Singapur Kamu İktisadi teşebbüsü (GLCs) Singapur Exchange (SGX) yani sermaye piyasasının aktif değerinin %17,3’üne sahip durumdaydı. Bazı analistler, ekonomideki bu kamu ağırlığını eleştirmişler, bu hareketin özel sektör girişimcilerinin ve yatırımlarının önünde bir engel olduğunu iddia etmişlerdir. 

Singapur’un ekonomik stratejilerinin bir parçası olarak agresif bir şekilde yabancı yatırımları ülkeye çekme politikaları ve aynı zamanda dışarıda doğrudan yatırım yapmaları bu ülke girişimcilerini (kamu/özel) çok uluslu şirketler (MNC’s) tesis etmelerine zemin hazırlamıştır.  

“The Economic Development Board (EDB) Singapore’s Investment Promotion Agency”, Yani Singapur Ekonomik Gelişme Kurulu Yatırımları Geliştirme Ajansı stratejilerinin bir parçası olarak; denizaşırı (offshore) alanlara kayan emek, yoğun ve düşük katma değerli faaliyetler yerine ana yatırımların yüksek katma değerli imalat ve servis sektörlerine yapılmasına odaklanmaktadır. 

Hükümet stratejilerinden biri de Singapur’u premier finance (önde gelen finans) merkezlerinden biri yapmak olmuştur. Singapur hükümeti ticari faaliyetlerde bulunmak isteyenlere vergi kolaylıkları sağlamaktadır. Diğer ülkelerin şirket kurma işlemlerini tamamlama ve işe başlama ortalama süresi 21 gün iken, Singapur’da 2.5 gün içinde şirket kurma imkânı sağlanmıştır.

2016 yılı sonunda Singapur‘da iki tane Sovereign Wealth Funds (SWF- Varlık Fonu) bulunmaktaydı. Bunlar; 

Singapur Hükümeti Yatırım Şirketi (Government of Singapore Investment Corporation-GIC) ve TEMASEK Holding (Singapur Liman Otoritesi-SPA’nın da sahibi olan şirket). Hükümet bu iki SWF’yi yani ULUSAL VARLIK FONUNU Singapur’un önemli yatırımlarını, finansmanı ve rezervlerini idare etmek için tesis etmiştir.  Kurulan bu iki varlık fonu asıl amacı olan yatırımları gerçekleştirmek üzere çalışmaktadır. Kuruluş genelgesinde belirtildiği üzere üzerindeki şirketleri ipotek verip kredi kullanmak yasaktır.

Singapur’un ticari merkez olma özellikleri: 

Singapur lojistik açıdan bulunduğu konum ve diğer pazarlara açılan geçiş kapısı niteliği ile Güneydoğu Asya’daki en önemli ticaret ve finans merkezlerinden birisi olup ASEAN Ekonomik Alanı’na ve Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması’na taraftır. Çin ve Hindistan’ın yanı sıra, Malezya, Endonezya, Vietnam, Tayvan, Tayland ve Avustralya gibi bölge ülkeleri ile sıkı ekonomik ve ticari bağları Singapur’un bu konumunu desteklemektedir. 

İskenderun’u da bu eksende düşündüğümüzde, Arap yarımadası (Irak, İran, Suriye ve Mısır dâhil) Türki Cumhuriyetlerinin de kara yolu ve demir yolu ile limana ulaşması (7 ülke) İskenderun limanının konumunu daha da güçlendirecektir.

Diğer yandan uluslararası konjonktürde Singapur “Economic Intelligence Unit” tarafından dünyada ticaret yapılabilecek en uygun ülkeler arasında sayılmaktadır. Malezya, Tayvan, Tayland, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Hindistan gibi diğer bölge ülkeleri ile karşılaştırıldığında, dış ilişkileri ve ticari politikaları açısından “en istikrarlı ülke” olması nedeniyle de Singapur ticari ve idari faaliyetleri için yabancı şirketlerce tercih edilmektedir. Bu çerçevede, Singapur’da 7.000’i çok uluslu olmak üzere yaklaşık 37.000 yabancı şirket bulunmakta olup, bunların 4.000’inin bölge merkezi de Singapur’da yer almaktadır.   

Küçük bir ada ülkesi olan Singapur’un coğrafi sınırları önemli zorluklar oluşturmakla birlikte, vergi kolaylıkları, hükümet desteği, (yadsınamaz bir hükümet desteği mevcuttur. Katma değer üreten, ihraç edilen ürünlerde aynı Güney Kore’de olduğu gibi vadeli akredifleri devlet finanse etmekte) devletin sanayi teşvikleri de pek çok firmayı Singapur’a yatırım yapmaya yöneltmektedir. Dünyanın en işlek limanlarından birisine sahip olması ve düzenleyici çerçevenin sağladığı imkânlar da Singapur’un bölgedeki en önemli yatırım merkezlerinden birisi haline gelmesinde rol oynamıştır.    

Singapur gerçekleştirdiği ithalatın yaklaşık yarısını re-eksport yoluyla diğer ülkelere ihraç etmektedir. Bu özelliği nedeniyle Singapur, yüksek gelir düzeyine sahip tüketicilerden oluşan dinamik iç pazarının yanı sıra, özellikle bölge ülkelerine ulaşmak amacıyla pek çok ülke tarafından bir merkez olarak kullanılmaktadır.   

2017 yılında gerçekleştirilen eşya ticareti 900 Milyar $ (İhracat 475 Milyar $, İthalat 425 Milyar $) Hizmet Ticareti 500 Milyar $ (İhracat 260 Milyar $, İthalat 240 Milyar $)’a ulaşmıştır.  

Singapur dış ticaret politikaları açısından incelendiğinde ise dünyadaki en liberal ülkeler arasında yer almaktadır. Petrol ürünleri, tütün ve tütün mamulleri, alkollü içkiler ile motorlu taşıtlar dışındaki mallardan gümrük vergisi, resim ve harç alınmamaktadır. Bununla birlikte, ihracat amaçlı mal ve hizmetler ile iç piyasaya sunulmamak kaydıyla Singapur serbest bölge ve lisanslı antrepolarında saklanan mallar dışındaki ürünlerden %7 oranında Mal ve Hizmetler Vergisi (KDV) alınmaktadır. Bölgesel ve ikili entegrasyonlar ile serbest ticaret anlaşmaları, Singapur dış ticaret politikasının temel taşlarından birisini oluşturmaktadır. Sahip olduğu geniş bölgesel entegrasyonlar ve serbest ticaret anlaşmaları ağı, Singapur’u bölge ülkelerinin yanı sıra, gelişmiş ekonomilere ve yeni pazarlara bağlamaktadır.  

En önemli Dış Ticaret politikalarından birisi de, birçok ülke ile Serbest Ticaret Anlaşmaları bulunmasıdır. Bunun için Dışişleri ekonomi ataşeleri gece gündüz çalışmaktadır. ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması‘nı (STA) 2014 yılında imzalamışlardır. En son olarak Türkiye ile Kamu alımları da dâhil olmak üzere, yeni nesil bir STA (serbest ticaret anlaşması) yapılmıştır. 

Bu çerçevede, ilgilenilen ihracat ürünlerinin Singapur’un yanı sıra, Güneydoğu Asya ülkeleri ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan gibi piyasalarda yer alması için Singapur’un lojistik imkânları ile güçlü ekonomik ve ticari bağlarından yararlanılması daima bir avantaj oluşturmaktadır. Bu bizim için de İskenderun’u Singapur yapmak hedefi üzerinde durulması gereken bir noktadır. 

Singapur Ticaret ve Sanayi Bakanlığı ve Singapur İstatistik İdaresi’nden alınan verilere göre 2015 yılı sonu itibariyle Singapur’a dışarıdan gelen doğrudan yabancı yatırım tutarı bir önceki yıla göre %12 artarak 1.235 milyar Singapur Dolarına ulaşmıştır. Aynı yıl Singapur’un dışarı yaptığı yatırımlar 665 Milyar Singapur Doları olmuştur. 

2015 yılı sonu itibariyle dışarıdan Singapur’a gelen yatırımların, ülkeler arası dağılımı incelenecek olursa;

• 243,7 milyar SGD tutarındaki kısmının ABD’den,

• 110,7 milyar SGD Japonya’dan,

• 101,5 milyar SGD Virgin Adaları’ndan,

• 98,3 milyar SGD Cayman Adaları’ndan,

• 91,8 milyar SGD Hollanda’dan,

• 59,1 milyar SGD Birleşik Krallık’tan,

• 50,7 milyar SGD Bermuda’dan,

• 47,4 milyar SGD Luxemburg’dan geldiği görülmektedir.   

Buna karşı, Hong Kong’dan 44 milyar SGD ve Malezya’dan ise 33 milyar SGD giriş olduğu tespit edilmiştir.   

Ayrıca, Singapur’a dışarıdan gelen 1.235 milyar SGD’lik yatırım stokunun yapısına bakıldığında, bu miktarın %30’una tekabül eden 372 milyar SGD tutarındaki kısmı Avrupa kaynaklı olduğu görülmektedir. 287 milyar SGD tutarındaki kısmı, Avrupa Birliği ülkelerinden gelmektedir. (Yaklaşık %23)  

Bu bilgiler de göstermektedir ki; küresel sömürü sermayesi ve Siyonist Yahudi tekelindeki çok uluslu şirketler ve dolara endeksli finans merkezleri; Singapur’u bir araç ve taşeron ortak olarak kullanmaktadır. Çalışkan ve dürüst Singapur halkının ve özellikle yatırımcılarının ve iş adamlarının sırtından astronomik kazançlar sağlamaktadır. Küresel sermaye ve sömürü odakları, Singapur’a sadece başka yerlerden daha iyi avantaj ve imkânlar sunmuşlardır. Singapur halkının da, iş adamlarının çoğunun da, bu sinsi ve Siyonist sömürü çarkından haberleri bile bulunmamaktadır. Bu gizli sömürü ve zulüm çarkının kırılması durumunda halkların kazancı beşe katlanacaktır. Bunun için de bir Adil Düzen devrimi şarttır ve kaçınılmazdır. Devamını okumak için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.