KUR’AN’DA İNSAN TİPLERİ

274
Paylaş:

6 Aralık 2019

Hem kendi durumumuzu ve değerimizi ölçebilmek, hem de başkalarını kolay tanıyıp daha olumlu ve ılımlı ilişkiler geliştirebilmek için, Kur’an insanların ortak tabiat ve tavırlarını tanıtmak üzerinde önemle durmaktadır. Bu nedenle Kur’an’a göre insanlar:

A- İman bakımından:

1- Mü’min: Tam ve sağlam iman sahibi olan,

2- Münkir (Kâfir): Açıkça inkâr eden ve inanmayan,

3- Münafık: İnanmış görünüp itiraz ve ifsat eden ve ikiyüzlü davranan kimseler olabilir.

B- Amel Bakımından:

1- Muttaki: Farzları yapan, haram ve haksızlıktan sakınan,

2- Fasık: Günahlara dalan, kötü ve çirkin davranışları bulunan,

3- Facir: Hem itikadı hem de istikameti bozuk olan kimseler olabilir.

C- Niyet bakımından:

1- Salih: İbadet ve hizmet ehli olup kulluk düşüncesi üzerinde, emir ve yasaklar çerçevesinde hareket eden ve her halini düzelten.

2- Muhlis: Yaptıklarını gösterişten uzak, Allah rızası için iyi niyet ve samimiyetle yerine getiren.

3- Muhsin: Hayatının her anını Allah’ın murakabesi altında bulunuyor olmanın huzuru, özellikle İslam davasına hizmet ve teşkilatla ilgili kendi görevini en iyi şekilde başarmanın şuuru içinde davranabilen kimseler olabilir. Ayrıca:

4- Müfrit: İfrata (aşırılığa) yönelen, taşkınlığa ve azgınlığa düşen, ölçüsüz ve dengesiz hareket eden…

5- Müfsit: İfsat eden, fitne ve fesatlık yürütenler de sıkça rastlanan insan tipleridir. Kur’an-ı Kerim insanları böylece çeşitli özel sınıf ve seviyelere ayırması yanında, onların genelde ortak oldukları birtakım “zaafiyet”lerini ve temel psikolojik özelliklerini de haber verip açıklamaktadır.

“Çünkü zaten insan zayıf yaratılmış (birtakım zaafiyetlere müptela kılınmış)tır. Bu nedenle Allah (C.C) (ağır yükleri ve İlahi teklifleri) hafifletmeyi irade buyurmaktadır.”[1]

Öyle ise insanları ibadet ve hizmetlerde zora koşmak ve ağır yüklerin altına sokmak, talim ve terbiyede tahammülü aşmak yanlış ve yararsızdır. Bununla beraber “İnsanlar aşırı rahatlık ve bolluk ortamında şaşırıp şımarmaya, sıkıntı ve zorluk zamanında da Allah’ı hatırlamaya”[2] başlamaktadır. Bu nedenle insanların ve özellikle elimiz ve emrimiz altında olanların, daha rahat hareket etmelerini ve kendi kabiliyet ve karakterlerini geliştirmelerini sağlayabilmeleri için hatalarına göz yummak ve rahat bırakmak gerekli ve yararlı olsa da, onları tamamen başıboş bırakmak azıp sapmalarına yol açacaktır.

Devamı için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.