02 NİSAN 2026
Şahsi imkân ve iktidar uğruna malum ve mel’un odaklarla iş birliğine yanaşan, hatta Türkiye’yi de parçalamayı amaçlayan BOP Eşbaşkanlığına bile taşınan AKP’nin “Terörsüz Türkiye” kılıfıyla başlattığı süreç, aslında Türkiye Özerk Kürdistanı’na zemin hazırlama ve BÜYÜK İSRAİL’e kapı aralama aşamasıydı. Erbakan Hoca’ya ve Milli Görüş Davasına hıyanet karşılığı başlayan bu talihsiz maceranın özeti: “FETO ile yola çıkıldı; APO ile yere çakıldı!..” olacaktı. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu sayılan LOZAN’ın yırtılıp SEVR’in hortlatılmasını amaçlayan bu gaflet, cehalet ve hatta hıyanet girişimi, asla sinsi ve Siyonist hedefine ulaşamayacaktı. “Tek Millet, Tek Devlet ve Tek Memleket…” esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter/ulus yapısını bozmaya kalkışanlar, elbette bir kere daha bozguna uğrayacaklardı. Bu arada LAİKLİK’i, “İslam’ı hayatın her alanından dışlamak ve Dine düşmanlık yapmak” şeklinde yorumlayıp yozlaştırmak isteyen ve Aziz Milletimizin birlik ve dirliğinin asıl mayası olan İslam’a kin ve nefret kusmak için Kemalizm sahtekârlığına sığınan Haçlı Batı uşaklarına ve Siyonizm’in gönüllü şakşakçılarına da asla pabuç bırakılmayacaktır. Gerçek bir Laikliğin, örnek bir Demokrasinin ve yüksek bir medeniyetin kurulacağı ADİL DÜZEN değişimi mutlaka ve inşaallah pek yakında yaşanacaktır.


























