17 OCAK 2026
Anlı şanlı TV kanalları ve nice bilgiç köşe yazarları haftalar boyunca;
“Şarkıcı GÜLLÜ’nün terastan nasıl düştüğü…”
“Meşhur sanatçı kadınların fuhuş ve uyuşturucu batağına nasıl üşüştüğü…”
“Erbakan’ı ve Milli Görüş teşkilatlarını zayıflatmak için Siyonist odaklarca kurulup kullanılan İRANCI Selam-Tevhit hareketini oluşturan bir babanın ocağında yetişen… Suriye’de savaş muhabirliği yaparken IŞİD, Hizbullah, Haşdi Şabi gibi malum örgütlerle görüşen… Sonra pişirilip ehlileştirilip Habertürk’ün başına geçirilen Mehmet Akif Ersoy’un FUHUŞTURUCU(!) parti bağımlısına nasıl dönüştüğü… Ve özel sırlarını DIŞ BAKANI Hakan Fidan’la nasıl bölüştüğü…” tartışılıyordu.
Ve Abdurrahman Dilipak; medya mensupları, iş dünyası, sözde sanat camiası ve tabi siyaset ve bürokrasi ayakları bulunan; torpilli tayinler, kapatılan ihaleler, üçlü-dörtlü cinsel rezillikler kotarılan bu mel’anet çarkına yönelik soruşturmaları “Müslümanlara ve dindarlara yönelik karalama kampanyaları!?” olarak niteleyip gerçekleri çarpıtmaktan utanmıyordu…
Narkozcu Medya’nın Halkı Uyutması!

























