Ey İlahiyat ve Tarikat Hocaları Adil ve Milli Bir Anayasa mı, yoksa BÂTIL VE BATILI BİR ANAYASA MI?

51
Paylaş:

10 Aralık 2020

2016 yılında Milli Çözüm Dergimizde yayınlanan bu yazımızda; AKP hükümetinin 2016’da yapacağı yeni anayasa için her kesimden “örnek metinler” istendiği bir dönemde; Biz, Milli Çözüm Dergisi olarak “YENİ ANAYASA HAZIRLIKLARI VE GERÇEK DEĞİŞİMİN TEMEL ESASLARI” adıyla teklifimizi hazırlayıp gerekli mercilere ulaştırmış… Hükümetin bu çağrısına kayıtsız kalan İlahiyatçı, İslamcı ilim ve fikir ehli bilinen yazar ve müderris kişiler ile cemaatlere de, bu yeni anayasa için katkı sunmamalarının vebalini kendilerine hatırlatıp uyarmış ve duyarsız kalmalarının ne gibi nedenleri olabileceğini sunmuştuk.

Ey İsmailağa Cemaatinin ve Fatih medreselerinin muhterem müderrisleri, müfessirleri ve mürşitleri…

Ey Hayrettin Karaman gibi güya müçtehit; Nihat Hatipoğlu, Mustafa Karataş gibi medyatik yandaş İlahiyat profesörleri…

Ey Doğu ve Güneydoğu’daki medreselerin müstakim ve muttaki bilinen (mollaları) Melleleri…

Ey Abdurrahman Dilipak gibi, sık sık Kur’ani hükümleri referans gösteren AKP’nin İslamcı bilgiçleri…

Ey Ali Bulaç gibi meal yazmış, ayet ve hadislerin mana ve maksadını açıklamış, FETÖ ile de oldukça yakınlaşmış sözde fikir ehli…

Ey başta Fetullah Gülen ve din istismarıyla şebekeleşen bütün ekibi ve takipçileri!

Ey Yaşar Nuri Öztürk gibi, İhsan Eliaçık ve CHP’li Eren Erdem gibi, Ali Şeriati çömezi “şeriatsız din” mucitleri ve Ehl-i Sünnet tahripçileri!..

Ve hele, koyu Erbakancı geçinip bu AKP’yi Hoca’nın sadık talebeleri ve stratejik takipçileri göstererek, Rahmetli Erbakan’ın bunlar hakkındaki çok açık tespit ve tenkitlerinin ise taktik gereği olduğunu söyleyerek bu kirli zihniyeti meşrulaştırmaya yeltenen; ve aslında Siyonizm’le baş edilemeyeceği kanaatleri pekişen, Adil Düzen’in ve Milli Görüş Projelerinin başarıya ve uygulanma aşamasına ulaşma ümidini yitiren ve iman pilleri tükenen fikir zevzekleri[1] ve cehalet sünepeleri[2]…

2016 yılında AKP yeni bir Anayasa yapmak üzere hazırlığa girişmişti ve bu nedenle ilim ve fikir ehlinden görüş istemişti! İşte zerre kadar iz’anı, irfanı ve vicdanı olan herkese ve her kesime tarihi ve imani bir sorumluluk düşmekteydi. Bütün ilim erbabının, medrese ulemasının, İlahiyat Prof.larının, din adamlarının, İslamcı yazar ve yorumcuların görevi; Kur’an’ın sarih (açık) ayetlerini ve Resulüllah’ın sahih (sağlam) hadislerini ve icma-ı ümmeti esas alan, akli ve ahlâki ölçülere dayanan, çağımızın şartlarına ve Müslümanların ihtiyaçlarına da çare ve çözüm ortaya koyan; farklı din ve düşünceden, ayrı kültür ve kökenden bütün insanların temel haklarını ve huzurlarını sağlayan, hem de gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğünü tanıyıp garantiye alan ve halkın etkin olarak yönetime katılımının yolunu açan ilmi ve insani anlamdaki laik ve demokratik kurallara bağlı ADİL ve ASRİ bir Anayasa taslağı hazırlayıp, ilgili komisyona göndermekti. Bu ilmi, İslami ve insani projenizi TV’leriniz, gazeteleriniz ve dergileriniz vasıtasıyla topluma tanıtıp tartışıvermek, halkımızı bilgilendirmekti. AKP iktidarının Kur’an’a, İslam’a, ahlâka ve vicdana, yani adalet ve huzura aykırı ve her türlü sosyolojik fitnenin ve ekonomik felaketin “yasal” kaynağı olacak bir ANAYASA yapmalarına fırsat vermemekti… Böyle azim bir günahın, yalnız hayat süresince değil, ka

Devamı için tıklayınız.

    Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.