“ILIMLI İHVAN” TEORİSİ; ERDOĞAN VE MURSİ BENZERLİĞİ!

81
Paylaş:

19 Haziran 2019

Rahmetli Muhammed Mursi, Siyonist ve emperyalist güçlerin ve işbirlikçi zalimlerin hıyanetleri ve uzun süreli işkenceleri sonucu, inşaallah bütün hatalarından arınmış olarak Rahmeti Rahmana ulaşmışlardır. Kendilerine afvu mağfiret ve cennet, tüm İslam alemine sabru selamet diliyoruz. Rahmetli Mursi’nin uğradığı ağır haksızlık sonucu acı vefatı dolayısıyla, 7 sene kadar önce Milli Çözüm Dergisi 2013 Şubat sayısında yer alan Osman Eraydın’ın yazısını yeniden yayınlıyoruz.

      

“ILIMLI İHVAN” TEORİSİ;

ERDOĞAN VE MURSİ BENZERLİĞİ!

      

Artık, “Milli Görüş düşüncesini” tehlike olmaktan tamamen çıkardıklarını sanan malum merkezlerce; kendisine Erbakan’ın hatırasını istismar etme, AKP bünyesinde eritip tarihe gömme izni ve görevi verilen Sn. Başbakan, Şeb-i Arus törenleri için gittiği Konya’daki bir açılış konuşmasında:

“Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın şehri olan Konya’ya hizmet etmek, bizim için bir vefa borcu ve şeref vesilesidir.”

Şeklinde riyakârlık yapıyordu. Oysa kendisi de AKP’liler de ABD de İsrail de aldanıyordu. Çünkü Milli Görüş; Hak-Bâtıl mücadelesinde Hz. Adem’den kıyamete kadar sürecek olan ve Hz. Muhammed Aleyhisselam tarafından Deccalizmin (Yahudi Siyonizm’inin ve emperyalizmin) yıkılacağı müjde buyrulan kutlu bir hakikatin tezahür ve temsilcisi oluyordu.

Meşhur Taberi Tarihi c3, sh 129’da, müşriklerin ve şeytanilerin barbarlık ve baskıları sonucu Mükerrem Mekke’den, Münevver Medine’ye hicrete mecbur bırakılan Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.V), Yesrib sokaklarında, şu anlamdaki şiir ve şarkılarla karşılandığı kaydediliyordu:

“Esselam, ey Hadi’yi Hak, Mehdi-i Ahir Zaman

Mihr-i Alem-tab; subh-i madalet, ey Necmi Hüda!

Esselam, ey Şah-ı Eyvan-ı Risalet, esselam

Merhaba ey, mülteca-i Din-ü Devlet, merhaba!”

Yani;

“Selam ve saygı Sana, Ey Hak’kın rehberi ve ahir zaman Mehdisi!

Âlemi aydınlatan güneş, ey Adil Düzen sabahı, ey hidayet Necmi’si!

Selam ve saygı Sana, ey Peygamberlik köşkünün Şahı, Nebiler Nebisi!

Hoş geldin, ey Din ve Devlet işlerinde prensiplerine sığınılıp başvurulacak kutlu kişi ve mahlûkatın en şereflisi!” diye övülüyor ve İsrail’in yıkılacağı İslam’ın hâkimiyet bayramı haber veriliyordu!..

Şii mezhebini, Sünni İslam düşüncesine karşı kahramanlaştırıp, koz olarak kullanmak üzere İran Devrimine önce gizli destek sağlayan ama sonra kontrol etmekte zorlanan ve pişmanlık yaşayan ABD ve onun derin devleti Yahudi Lobileri; ardından Humeyni rejiminin başarısız olması için elinden gelen her şeyi yapmıştı. Çünkü Siyonist ve emperyalist güçlerin amacı: “Batı’ya (Amerika ve Avrupa’ya) rağmen, hiçbir İslami hareketin ve hükümetin asla başarılı olamayacağı ve adil bir dünya düzeni kuramayacağı” kanaatini yaygınlaştırmak ve Müslümanları yılgınlaştırıp-ılımlılaştırıp kendilerine mahkûm bırakmaktı. Türkiye’de Milli Görüş hamlelerini boşa çıkarmak ve Erbakan’ı umut olmaktan uzaklaştırmak üzere, istemeden de olsa Refah-Yol iktidarına izin veren ABD, Onu iktidara geldiğine, halkı da oy verdiğine bin pişman ve perişan edeceğini hesaplamış, ancak Hoca’nın tarihi başarıları ve atılımları karşısında 28 Şubat’ı tezgâhlamaya mecbur kalmıştı.

Şimdi Mısır’da, İhvanı Müslimin’in ve Muhammed Mursi’nin şahsında İslam’ı başarısız kılmak ve umut olmaktan çıkarmak üzere, çok önceden planlayıp aldığı tedbirleri bir bir devreye sokan ve muhalifleri kışkırtıp sokaklara salan ABD, kendi kavminin Hz. Musa’ya söylediği:

“Sen bize gelmeden önce de (Firavunların türlü zulümlerine maruz kaldık), şimdi (sen geldikten) sonra da (hâlâ kurtulup huzura kavuşamadık ve nice) eziyet ve sıkıntılara uğratıldık.” (A’raf: 129) kanaatini yerleştirip, halkı ılımlı İslam’a ve zalim güçlerle uyuşmaya hazırlamaktaydı.

Devamı için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.