TÜRKİYE’NİN BÖLÜNME PROJELERİNE TAŞERONLUK YAPAN; AKP’DİR

14
Paylaş:

24 Nisan 2019

31 Mart 2019 seçimleri öncesi, hemen her konuşmasında “illet ve zillet ittifakı’’ diye horlayıp hakaretler yağdırdığı muhalefeti “PKK’nın siyasi kanadı olan BDP ile iş birliği yapmakla” suçlayan Sn. Erdoğan:

a) Erbakan’dan koparılıp iktidara taşınış planlarını ve kirli amaçlarını,

b) Sonunda Türkiye’yi de parçalayacak olan özerk Kürdistan projelerine hazırlık mahiyetindeki “Açılım Süreci” tahribatlarını,

c) Büyük İsrail’e alt yapı oluşturmak hesabıyla ABD’nin Irak işgaline ve Kürdistan’ı kurma hedefine nasıl hizmetkârlık yaptıklarını unutmuş gibi davranmaktaydı. ArdındanArap Baharı palavrasıyla Suriye’deki yangına benzin taşımaları da BOP eşbaşkanlıklarının bir devamı ve icabıydı. 2019 Mart ayı boyunca, Suriye PKK’sı olan YPG-PYD ile birlikte hareket eden ABD askerleri, BAGOZ bölgesini boşaltmaları ve PKK’ya alan açmaları için DAEŞ’le anlaşmış, onlar bölgeden çıkınca, buradaki kamplarda bulunan sivil ve savunmasız, çoğu çocuk ve kadın 7800 kişiyi, acımasızca ve fosfor bombalarıylakatletmekten sakınmamışlardı. Sn. Erdoğan ve iktidarı ise hâlâ kof palavralarla halkımızı avutup durmaktaydı. Hatta aynı ABD ile Suriye’de barışı sağlayacaklarını savunmaktaydı.

Yahudi asıllı İngiliz ajan Lawrence’in: ‘’Bir Kürt devleti kurabilseydim, Türkleri tarihten silecektim’’ itirafı!

Bazı Arapları Osmanlı’ya karşı isyan ettiren Lawrence’in; “Bir Kürt devleti kurabilseydim, Türkleri tarihten silecektim, başaramadım’’ itirafları oldukça anlamlıydı. 2000’li yıllarda da durum aynıydı. GAP projesi ile birlikte PKK terörü de başlatılmış, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya PKK’ya destek sağlamıştı. 2002 sonunda da Türkiye’nin karşısına “Kürt Meselesi” çıkarılmış, AKP iktidarı “Açılım’’ palavrasıyla bu şeytani amaçlara taşeronluk yapmıştı. Oysa bu planda ABD ve AB’ye yardımcı olmak, Türkiye’nin kendi idam fermanını imzalamasıydı. Maalesef “Petrol’’ diye milleti aldatanlar, ABD’nin hazırladığı sehpada, Türkiye’nin ipini Barzani, Talabani ve Abdullah Öcalan’a çektirmeye çalışmaktaydı…

Çevik Bir, ABD adına konuşmaktaydı!

Emekli Orgeneral Çevik Bir, Türkiye’de kamuoyunun nasıl oluşturulmasına karar veren ve uygulayan bir istihbarat birimi olan CSIS’te bir konuşma yapmış ve“Parlamentonun, ABD askerinin konuşlandırılması konusunda müspet kararı vereceğini sanıyorum” diyerek Irak harekâtından sonra ABD’nin bölgede kalmasının, herkesin menfaatine olduğunu açıklamıştı. (13 Şubat 2003) “ABD’nin planlamaları için bu konu hayati önem taşıyor” diyen Çevik Bir; “Türkiye kararda geç kalırsa, ABD’nin planı da gecikir ve harekât belki güneyden gerçekleşir” diye uyarmışlardı. Sanki Türkiye’nin değil, ABD’nin paşasıydı.

Oysa; ABD, İngiltere ve İsrail, “Püritenizm” ideolojisine dayalı olarak tek bir dünya imparatorluğu kurmayı amaçlamıştı. Türkiye’ye de bunun için işgal planları hazırlamışlardı. Ve maalesef Çevik Bir de bu ideolojiye hizmetkârdı, Erbakan’a yönelik 28 Şubat süreci de bu maksatla tezgâhlanmıştı. ABD, İngiltere ve İsrail, 27 Ocak tarihli Time dergisinde yayınlanan haritadaki “sarı bölgeyi” yani Türkiye, İran, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez ülkeleri, Ürdün, Suriye ve Irak’ı tamamen ele geçirmek hesabındaydı. Özbekistan ve Kırgızistan da bu haritaya katılmıştı.

a) Birinci aşamadaki hedef; “Kürt bölgesi” diye adlandırılan topraklarda yeni bir devlet oluşturmak, Irak’ın başına Yahudi asıllı birini atamak, böylece, vaat edilmiş topraklarıbirleştirmiş olmaktı.

b) İkinci aşamadaki hedef; sarı bölgede ABD, İngiltere ve İsrail beyinli bir Ortadoğu Birleşik Devletleri kurmaktır. Bu projenin mimarı Yahudi asıllı tarihçi Bernard Lewis olmaktaydı. Projeyi yıllar önce İstanbul’da bir toplantıda, kurulacak devletin adını vermeden açıklamıştı. Devletin adını açıklayan Hürriyet gazetesine demeç veren Talabani olacaktı. Talabani’nin Irak Devlet Başkanlığı veya Başbakanlığı için isminin geçmesi, uzun vadeli bir planın icabıydı.

c) Üçüncü ve son hedef; tek dünya devletini oluşturmaktı.

İşte o süreçte AKP iktidarının “Açılım safsataları” bu Siyonist projeye hizmet amaçlıydı.

Melih Gökçek’in ajan konuğu “David Kimche” kim olmaktaydı?

Devamı için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.