Tahrife uğramış, akıl ve ahlak dışı uydurmalar katılmış olan İNCİL VE TEVRAT’IN, KUR’AN İLE UYUMLU KALMIŞ BAZI KISIMLARI

124
Paylaş:

22 Mart 2019

Ey Allah’ın ğadabına ve kahrına uğramış, fesatlık ve münafıklığı meslek edinip şeytanın peşine takılmış, her türlü haksızlık ve ahlaksızlığı mubah sayıp en çirkin kötülüklere bulaşmış Siyonist Yahudiler!..

Ve ey, azıp sapıtmış, şirk ve şekavete dalmış, başka ülkeleri sindirip sömürerek barbar Batı medeniyetini kurmayı başarmış Haçlı Hristiyan emperyalistler!

Kabalist Hahamlarınızın ve Papazlarınızın, Allah adına, Hz. Musa’nın ve Hz. İsa’nın ağzından uydurup Tevrat ve İncil’e (Kitab-ı Mukaddes’e) soktukları, Siyonist ve emperyalist amaçlarına mazeret ve meşruiyet kazandırdıkları; akla, mantığa, vicdana, ahlaka ve insafa aykırı safsatalara inanıyor ve sahipleniyorsunuz da, her türlü tahribat ve tahrifata rağmen hâlâ bozulmadan duran, İslam’a ve insanlık onuruna da uygun bulunan şu bölümler üzerinde niye düşünmüyor ve gerçeği görmüyorsunuz?

• Yahudileri üstün ve seçkin insan; başkalarını köle, aşağı ve hayvan gösteren,

• Dışkıyla beslenen ve hastalık üreten domuz etini serbest bırakan,

• Öz kızı, oğlu, anası ve bacısıyla ensest ve çirkef ilişkileri överek anlatan,

• Köpek ve eşek gibi hayvanlarla, cinsi münasebeti caiz bulan,

• Mazlum milletlere ve ülkelere, sömürü amaçlı saldırı ve katliamları teşvik edip kışkırtan,

• Hz. İsa’yı, Hz. Meryem’i, Hz. Üzeyr’i ve Hz. İshak’ı Yüce Allah’a denk ve eş koşup, teslis safsatasıyla “Allah üçtür” deyip saptıran,

• Dünyanın konforlu hayatını, haram ve hileli kazancı, menfaatçiliği kutsallaştıran,

Böylesi haksızlık, ahlaksızlık ve saçmalıkların, hâşâ, Allah kelamı ve Peygamber talimatı olamayacağını niçin ve nasıl anlamıyorsunuz?

Elinizdeki Kitab-ı Mukaddes’ten, aşağıda göstereceğimiz bölümlerle, tamamen zıt ve fasit eklemeler arasındaki çelişkiyi hâlâ fark etmiyor musunuz?

İşte sizlere ve hakikati arayan kimselere yardımcı olmak ve kolaylık sağlamak için; İncil ve Tevrat’taki, aslını koruyan ve İlahi mesajları yansıtan bölümleri tespit edip, ilgili Kur’an ayetleriyle birlikte dikkatlerinize sunuyoruz.

• Allah Bir’dir

Sizin İlahınız tek bir İlah’tır; O’ndan başka İlah yoktur… (Bakara Suresi, 163)

… O Allah, birdir. (İhlas Suresi, 1)

İncil

…Tanrımız olan Rab tek Rab’dir. Tanrın olan Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle sev… ‘Tanrı tektir ve O’ndan başkası yoktur’ demekle doğruyu söyledin. (Markos, 12: 29-32)

Tevrat

Ya RAB, bir benzerin yok, Sen’den başka Tanrı da yok!.. (1. Tarihler, 17: 20)

RAB, kendisi Allah’tır, O’ndan başkası yoktur bilesin diye sana bu gösterildi. (Tesniye, 4: 35)

Allah her şeyin Rabbi’dir

Tartışmasız, sizin İlahınız gerçekten birdir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi’dir, doğuların da Rabbi’dir. (Saffat Suresi, 4-5)

İncil

… Ey Efendimiz! Yeri, göğü, denizi ve onların içindekilerin tümünü yaratan Sensin. (Elçilerin İşleri, 4:24)

Yalnızca Allah’a kulluk etmek gerekir

De ki: “Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim…” (Al-i İmran Suresi, 64)

İncil

… ‘Tanrın olan RAB’be tap, yalnız O’na kulluk et’ diye yazılmıştır. (Matta, 4: 10)

Tevrat

Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız, size verdiğim ülkeden sizi söküp atacağım… (II. Tarihler, 7: 19-20)

• Allah yüceltilmelidir

… Şüphesiz ‘izzet ve gücün’ tümü Allah’ındır… (Yunus Suresi, 65)

Arş’ın sahibidir; Mecid (pek yüce)dir. (Buruc Suresi, 15)

Rabbinin yüce ismini tesbih et. (A’la Suresi, 1)

İncil

Onur ve yücelik sonsuzlara dek tüm çağların Kralı olan ölümsüz, görünmez tek Tanrı’nın olsun… (Pavlus’un Timoteos’a 1. Mektubu, 1: 17)

Tevrat

Ya RAB, büyüklük, güç, yücelik, zafer ve görkem Senin’dir. Gökte ve yerde olan her şey Senin’dir. Egemenlik Senin’dir, ya RAB! Sen her şeyden yücesin. Zenginlik ve onur Sen’den gelir. Her şeye egemensin. Güç ve yetki Senin elindedir. Birini yükseltmek ve güçlendirmek Senin elindedir. Şimdi, ey Tanrımız, Sana şükrederiz, görkemli adını överiz” (I. Tarihler, 29: 11-13)

Ey bütün halklar, RAB’bi övün, RAB’bin gücünü, yüceliğini övün. (I. Tarihler, 16: 28)

Allah’a şükretmelidir:

Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü Kendisi’ne ait olan Allah’ındır; ahirette de hamd O’nundur… (Sebe Suresi, 1)

Tevrat

Kapılarına şükranla, avlularına hamd ile girin; O’na şükredin, ismini takdis edin. (Mezmurlar, 100: 4)

RAB’be ismine hamdedin… (Mezmurlar, 113: 1)

… Ben Sana şükrederim ve hamdederim… (Daniel, 2: 23)

Sana şükrederiz, ey Allah; şükrederiz… (Mezmurlar, 75: 1)

• Allah’ın isimleri

O Allah ki, O’ndan başka İlah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de Bilendir. Rahman, Rahim olan O’dur. O Allah ki, O’ndan başka İlah yoktur. Melik’tir; Kuddûs’tur; Selam’dır; Mü’min’dir; Müheymin’dir; Aziz’dir; Cebbar’dır; Mütekebbir’dir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir. O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hâkimdir. (Haşr Suresi, 22-24)

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Diriltir ve öldürür. O, her şeye güç yetirendir. O, Evvel’dir, Ahir’dir, Zahir’dir, Batın’dır. O, her şeyi Bilendir. Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istiva eden O’dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı Görendir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. (Sonunda bütün) İşler Allah’a döndürülür. Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. O, göğüslerin özünde (saklı) olanı Bilendir. (Hadid Suresi, 2-6)

Tevrat

O Allah ki, gökleri ve yeri, denizi ve içlerindeki her şeyi yaratan… (Mezmurlar, 146: 6)

RAB büyüktür, ve çok hamde layıktır; ve O’nun büyüklüğüne akıl ermez. (Mezmurlar, 145: 3)

RAB Rauf’tur ve Rahim’dir; çok sabırlıdır ve inayeti büyüktür. RAB herkese iyidir…(Mezmurlar,145:8/9)

RAB bütün yollarında adildir, ve bütün işlerinde inayetlidir. (Mezmurlar, 145: 17)

RAB Kendisi’ni sevenlerin hepsini korur; ve bütün kötüleri helak eder. (Mezmurlar, 145: 20)

RAB Rahim’dir ve Rauf’tur. Çok sabırlıdır ve inayeti çoktur. (Mezmurlar, 103: 8)

… Allah’ın ismi ezelden ebede kadar mübarek olsun; çünkü hikmet ve ceberrut O’nundur. Ve vakitleri ve zamanları değiştiren O’dur; kurallar kaldırır, ve kurallar diker: Hikmetlilere hikmet, ve anlayışlılara bilgi verir; derin ve gizli şeyleri O açar; karanlığın içinde ne vardır bilir, ve ışık O’nun yanında yer tutmuştur.” (Daniel, 2: 20-22)

Bilin ki RAB, O Allah’tır; bizi yaratan O’dur, biz O’nunuz; O’nun kavmiyiz … (Mezmurlar, 100: 3)

Allah va’adinden dönmeyendir:

… Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir?.. (Tevbe Suresi, 111)

Tevrat

… Bütün varlığınızla ve yüreğinizle biliyorsunuz ki, Tanrınız RAB’bin size verdiği sözlerden hiçbiri boş çıkmadı; hepsi gerçekleşti… (Yeşu, 23: 14)

• Allah her yerdedir:

… Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp-kuşatandır. (Fussilet Suresi, 54)

Doğu da Allah’ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir. (Bakara Suresi, 115)

Tevrat

Eğer göklere çıksam, Sen oradasın… Seherin kanatlarını alsam, denizin sonlarına konsam; orada da Senin elin bana yol gösterir… (Mezmurlar, 139: 8-10)

Allah gizlinin gizlisini bilir

Göklerde, yerde, bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü O’nundur. Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir. (Taha Suresi, 6-7)

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur’an’dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)

Tevrat

Oturuşumu ve kalkışımı Sen bilirsin; düşüncemi uzaktan anlarsın, yolumu ve yattığım yeri ayırt edersin, ve bütün yollarımı iyi bilirsin. Çünkü dilimde bir söz yokken, işte, ya RAB, Sen onu tamamen bilirsin. (Mezmurlar, 139: 2-4)

• Allah’ı bırakıp putlar edinenler kâfirdir:

(İbrahim) Dedi ki: “Siz gerçekten, Allah’ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkâr edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur.” (Ankebut Suresi, 25)

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir. (Kasas Suresi, 68)

Allah’tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler. (A’raf Suresi, 194)

İncil

Onlar Tanrı’yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan’ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır… (Pavlus’un Romalılara Mektubu, 1: 25)

Tevrat

Siz ise Beni bıraktınız, ve başka ilâhlara kulluk ettiniz… Gidin ve seçtiğiniz ilâhlara feryat edin; sıkıntı vaktinizde onlar sizi kurtarsınlar. (Hakimler, 10: 13-14)

İsrailliler RAB’bin gözünde kötü olanı yaptılar, Baallar’a taptılar. Kendilerini Mısır’dan çıkaran atalarının Tanrısı RAB’bi terk ettiler… Çünkü RAB’bi terk edip Baal’a ve Aştoretler’e taptılar. (Hakimler, 2: 11-13)

İnsanların değil Allah’ın hoşnutluğunu dilemelidir:

Sizi hoşnut kılmak için Allah’a yemin ederler; oysa mü’min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve Elçisi daha layıktır. (Tevbe Suresi, 62)

İncil

Tersine, Tanrı tarafından Müjde’yi emanet almaya layık görüldüğümüz için, biz insanları değil, yüreklerimizi sınayan Tanrı’yı hoşnut edecek şekilde konuşuyoruz. (Pavlus’un Selaniklilere 1. Mektubu, 2: 4)

• Allah’ın indirdiği Hak söze göre hareket edilmelidir:

Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel. (Zümer Suresi, 55)

Sana Rabbinden vahyedilene uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Ahzab Suresi, 2)

İncil

Bunun için her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş ve canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçak gönüllülükle kabul edin. (Yakub’un Mektubu, 1: 21)

Tevrat

Ve ümitlerini Allah’a bağlasınlar, ve Allah’ın işlerini unutmasınlar. Ancak O’nun emirlerini tutsunlar. (Mezmurlar, 78: 7)

Allah’ın ahdini tutmadılar, ve O’nun şeriatinde yürümek istemediler. (Mezmurlar, 78: 10)

Benim kanunlarımda yürür, ve hakkı yapmak için hükümlerimi tutar; salih olan odur… (Hezekiel, 18: 9)

Allah’a yönelmelidir:

Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kendini çekerek yalnızca O’na yönel. (Müzzemmil Suresi, 8)

Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler... (Ra’d Suresi, 22)

Tevrat

“RAB’be ve O’nun gücüne bakın, durmadan O’nun yüzünü arayın!” (I. Tarihler, 16: 11)

• İşitip-uygulamak kulluk görevidir:

Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir. (Zümer Suresi, 18)

Aralarında hükmetmesi için, Allah’a ve Elçisine çağırıldıkları zaman mü’min olanların sözü: “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. (Nur Suresi, 51)

İncil

Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasa’yı işitenler değil, Yasa’yı yerine getirenlerdir. (Pavlus’un Romalılara Mektubu, 2: 13)

Tevrat

Ve ümitlerini Allah’a bağlasınlar. Ve Allah’ın işlerini unutmasınlar. Ancak O’nun emirlerini tutsunlar. (Mezmurlar, 78: 7)

Allah her şeyi bir kader ile yaratıp meydana getirmektedir:

Hiç şüphesiz, Biz her şeyi kader ile yarattık. Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca ‘bir keredir.‘ (Kamer Suresi, 49-50)

Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak Hakk ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar. (Rum Suresi, 8)

Tevrat

Her şeyin zamanı, ve gökler altında her işin vakti var. (Vaiz, 3: 1)

Biliyorum ki, Allah’ın yaptığı her şey ebediyen olacaktır; ona bir şey katılamaz, ve ondan bir şey eksiltilemez… (Vaiz, 3: 14)

• Her şey bir kitapta yazılıp tespit edilmiştir:

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur’an’dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)

Tevrat

Gözlerin beni cenin iken gördü; ve daha onlardan hiçbiri yokken, benim için tayin olunan günlerin hepsi Senin kitabında yazılmıştılar. (Mezmurlar, 139: 16)

Haksız yere insan öldürmek cinayettir:

… Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa ‘ağır bir ceza ile’ karşılaşır. (Furkan Suresi, 68)

İncil

… Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, kimsenin hakkını yeme, annene babana saygı göster. (Markos, 10: 19)

Tevrat

Katletmeyeceksin! (Çıkış, 20: 13)

… Vakti gelsin diye kendi içinde kan döken şehir, ve kendisini murdar etmek için kendi aleyhine putlar yapan şehir! Sen döktüğün kanınla suçlu oldun… (Hezekiel, 22: 3)

… Memlekette hakikat, ve iyilik, ve Allah bilgisi yok. Lanet ve yalan, ve adam öldürme ve hırsızlık, ve zinadan başka bir şey yok; zorbalık ediyorlar, ve kan üzerine kan dökülüyor. Bundan ötürü memleket yas tutacak. (Hoşea, 4: 1-3)

• Zina çok çirkin bir edepsizliktir:

Zinaya yaklaşmayın. Gerçekten o çirkin bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur. (İsra Suresi, 32)

Tevrat

Zina etmeyeceksin. (Çıkış, 20: 14)

İncil

İsa şöyle devam etti: “İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır. Çünkü kötü düşünceler, cinsel ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kıskançlık, iftira, kibir ve akılsızlık içten, insanın yüreğinden kaynaklanır. Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.” (Markos, 7: 20-23)

• Hırsızlık ve hile yasak edilmiştir:

Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma’ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 12)

Tevrat

… Çalmayacaksınız; ve hile ile davranmayacaksınız… (Levililer, 19: 11)

Yalan şahitlik etmemelidir:

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. (Furkan Suresi, 72)

Ey iman edenler! Kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun... (Nisa Suresi, 135)

Tevrat

Yalan haber taşımayacaksın; haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın; ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin; ve fakiri davasında kayırmayacaksın. (Çıkış, 23: 1-3)

Kötüyü suçsuz çıkaran ve salihi kötüleyen… (Süleyman’ın Meselleri, 17: 15)

Onun için RAB’den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Tanrımız RAB kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. (II. Tarihler, 19: 7)

• Kimsenin hakkını yememelidir:

Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah’ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır. (Rum Suresi, 38)

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da… (İsra Suresi, 26)

Tevrat

“Sağıra lanet etmeyeceksin, ve körün önüne tökez koymayacaksın; ve Allah’ından korkacaksın; Ben RAB’bim. Hükümde haksızlık etmeyeceksiniz; fakirin hatırını saymayacaksın, ve kudretlinin hatırına itibar etmeyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin” (Levililer, 19: 14-15)

Kimseye haksızlık etmez, ancak borçlunun rehinini geri verir, ve soygunculuk etmez, aç olana ekmeğini verir, ve çıplak olana esvap giydirir; faizle para vermez, ve murabaha kârı almaz, elini kötülükten alıkor, iki adam arasında hakikate göre adaleti yapar. (Hezekiel, 18: 7-8)

Anne-babaya saygı göstermelidir:

Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.”(İsra Suresi, 23-24)

Tevrat

Babana ve anana hürmet et… (Çıkış, 20: 12)

Muhtaçların korunması emredilmiştir:

… Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir. (Bakara Suresi, 215)

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

Tevrat

Garibe haksızlık etmeyeceksin ve ona gadretmeyeceksin; çünkü siz Mısır diyarında gariptiniz, hiçbir dul kadını, ve öksüzü incitmeyeceksiniz. Eğer onları incitirsen ve bir yolla Bana feryat ederlerse, onların feryadını mutlaka işiteceğim… (Çıkış, 22: 21-23)

Zaifin ve yetimin davasını görün. Düşküne ve yoksula adalet edin. Zaifi ve fakiri çekip kurtarın; onları kötüler elinden azat edin. (Mezmurlar, 82: 3-4)

Çünkü kendi kardeşinden sebepsiz rehin aldın, çıplakların bile esvabını soydun. Yorguna su içirmedin ve aç olandan ekmeği esirgedin. Ve kuvvetli adama gelince, toprak onun oldu; ve orada itibarlı adam oturdu. Dul kadınları eli boş gönderdin, ve öksüzlerin kolları kırıldı… (Eyüb, 22, 6-9)

• İnfak etmek, imanın gereğidir:

Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Al-i İmran Suresi, 92)

(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Bakara Suresi, 273)

Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalanı.”... (Bakara Suresi, 219)

İncil

… İki mintanı olan, birini hiç mintanı olmayana versin; yiyeceği olan da bunu hiç yiyeceği olmayanla paylaşsın… (Luka, 3: 11)

İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmaya bakın. (Pavlus’un Romalılara Mektubu:12: 13)

Aralarında yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar bunları satar, sattıklarının bedelini getirip elçilerin buyruğuna verirlerdi. Bu da herkese ihtiyacına göre dağıtılırdı. (Elçilerin İşleri, 4: 34-35)

İnfakta gösterişe düşmemelidir:

Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler… (Nisa Suresi, 38)

Ey iman edenler, Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın…(Bakara Suresi, 264)

Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır… (Bakara Suresi, 271)

İncil

Dikkat edin! Yapmanız gereken doğru işleri gösteriş için insanların gözü önünde yapmayın… (Matta, 6:1)

Bu nedenle, birisine sadaka vereceğiniz zaman bunu ilan etmek için önünüzde borazan çaldırmayın. İkiyüzlü kişiler, insanların övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır! Siz sadaka verdiğiniz zaman, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin. Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın… (Matta, 6: 2-4)

• İyilikte bulunanların karşılığını Allah verecektir:

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı Görendir. (Bakara Suresi, 110)

İncil

Onlara, iyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin olmalarını, cömert ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur. Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar. (Pavlus’un Timoteos’a 1. Mektubu, 6: 18-19)

Rızkı veren Allah-u Teâlâ Hazretleridir:

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir Kitapta (yazılı)dır. (Hud Suresi, 6)

Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette(ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta’dan başkası değildir. (Ra’d Suresi, 26)

İncil

Bu nedenle size şunu söylüyorum: `Ne yiyip ne içeceğiz?’ diye canınız için, ya da `Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler… Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir?.. Öyleyse, ‘Ne yiyeceğiz ?’ `Ne içeceğiz?’ ya da `Ne giyeceğiz?’ diyerek kaygılanmayın. Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler… Siz önce O’nun egemenliğinin ve O’ndaki doğruluğun ardından gidin, o zaman size tüm bunlar da verilecektir. (Matta: 6: 25-27, 31-33)

Tevrat

Hepsinin gözleri Seni bekler; ve zamanında yiyeceklerini onlara Sen verirsin. Elini açarsın; ve her yaşayanı dileğine göre doyurursun. RAB bütün yollarında adildir, ve bütün işlerinde inayetlidir. (Mezmurlar, 145: 15-17)

• İbadetler ihlâsla yerine getirilmelidir:

Devamını okumak için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.