ŞEYTAN “ZEKİ”, MÜSLÜMAN “AKILLI” KİMSEDİR

138
Paylaş:

5 Kasım 2019

Çoğu kez birbirine karıştırılsa da “zekâ ile akıl” farklı şeylerdir. Zekâ herkese ve yeterli ölçüde doğuştan verilen bir yetenektir; akıl ise, inanç ve çaba sayesinde elde edilen üstün bir meziyet ve berekettir. Zekâ; İslam’ın, yani aklın ve vicdanın emrinde olmazsa; menfaatçilik, bencillik, beleşçiliktir. Nefsi dürtüleri ve beklentileri kolay ve çabuk yoldan elde etme yöntemleridir. Hile, desise, vesvese, şüphe ve endişeciliktir. Dünyevi amaçlı plan ve projeler üreticiliktir. Akıl ise; düşünme, değerlendirme, olayları, soruları ve sorumlulukları önem ve öncelik sırasına göre derecelendirme, her şeyin ve girişimin sonunu düşünme, hayırlı ve yararlı işlere yönelme, zararlı ve pişmanlık artırıcı işlerden vazgeçme; “Şunlar doğru ve hayırlı ise, şunlar da doğrudur ve yararlıdır; şunlar yanlış ve zararlı ise şunlar da yanlış ve zararlıdır” gibi bir mukayese ve muhakeme yeteneği ve temyiz (ayırt edebilme) kabiliyetidir. Yoksa kurnazlık ve hokkabazlığı akıllılık zannetmek, yaygın bir yanılgı halidir.

Akıl ile Zekâ Karşılaştırması!

1- Akıl; bilginin ve gerçeğin peşindedir. Zekâ ise, peşin zevklerin ve nimetlerin peşindedir ve elde ettiği bilgileri, nefsi hevesleri için nasıl değerlendireceğinin derdindedir.

2- Akıl; bir sorunu, henüz gerçekleşmeden sezip önlem almaya yöneltir. Zekâ ise sorun meydana geldikten sonra çıkış yolları aramaya girişir. Oysa bu tür tepkiler hayvanlarda da görülmektedir.

3- Yani her zeki insanın, aynı zamanda bilge kişi olduğu görülmemiştir. Buna karşılık her bilge kişi elbette zekidir.

4- Aklın sahip olduğu değerler ve dereceler, zekâyı da üstün ve değerli hale getirir.

5- Akıl; stratejik ve pratik bir nur, zekâ ise siyasi ve teknik bir araç yerindedir. Akıl davranışların sonunu düşünmekte; zekâ ise bu anın ve fırsatların keyfini sürmek hevesindedir.

6- Bu nedenle; zekâ herkeste, akıl ise mü’min ve müstakim kimselerdedir.

7- Akıl; zekânın kilidi yerindedir, zekâ ise aklın hizmetçisidir.

Evet, her zeki insan akıllı olmayabilir, ama her akıllı insan zekidir. Bu nedenle zekâ ve aklın farklılıklarını anlamak için bir kıyaslama gerekmektedir. Öncelikle akıl, somut olarak ölçülebilecek bir şey değildir. Akıllı bir insan; doğru ile yanlışı, gerçek ile yalanı (Hak ile Bâtılı), iyi ile kötüyü, Adalet ile zulmü, yararlı ile zararlıyı ayırt edebilme yetisine sahiptir. Yaşımız ilerledikçe, bilgi ve deneyimlerimiz biriktikçe aklımız da gelişir. Bu nedenle; “akıllı kişi, doğru olanı anlayan ve doğru olanı yapan kişidir” diyebiliriz.

Devamı için tıklayınız.

Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.