Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık Döneminde AKP İktidarınca: Suriye’ye Düşman Çağırmak; AHMAKLIK MIYDI, AJANLIK MIYDI?

196
Paylaş:

19 Nisan 2020

Ahmet Davutoğlu, Suriye’nin parçalanması konusunda ‘Amerikanca’ konuşmaya başlamıştı: “Kürt bölgesine destek verebiliriz”.

Davutoğlu, ABD’de Beyaz Saray’ın istediği gibi konuşmaya başlamıştı. Rudaw’a konuşan Davutoğlu, Suriye’de bir Kürt bölgesi oluşturulması konusunda ‘Eğer Suriye muhalefetiyle anlaşırlarsa destekleriz’ sözleri bölücüleri heyecanlandırmıştı.

BM toplantıları için ABD’de bulunan Ahmet Davutoğlu sürpriz bir açıklama yapmıştı. Davutoğlu, Suriye’nin Kürt bölgesine destek verebileceklerini vurgulamıştı. Davutoğlu, Neçirvan Barzani ailesinin sahibi olduğu Rudaw’a yaptığı açıklamada, Suriye’de (Rojava) bir Kürt bölgesinin oluşturulması için, “Ilımlı muhalefetle birlikte oldukları sürece her türlü kazanımlarını destekleriz. Eğer Suriye muhalefetiyle anlaşırlarsa destekleriz” itirafında bulunmuşlardı. PYD için ise “PYD, Esad ve PKK’yla olan ilişkileri hakkında açık bir tutum sergilemelidir” ifadelerini kullanmıştı.

‘Açıklama Manidar ve Anlamlıydı!..’

Daha önce de bölge ülkelerinde görev yapmış olan emekli bir büyükelçi, Davutoğlu’nun açıklamalarını Gazetemize değerlendirmişti. Bir emekli büyükelçi, “ABD PYD konusundaki tavrını net olarak açıkladı. Bir anlamda PYD’yi korumaya aldı. Şu anda Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan üçlüsü ABD’de bulunmakta, orada ABD yetkilileri ile resmi, gayrı resmi görüşmeler yapılmaktadır. Tam da bu ortamda Davutoğlu’nun Suriye’nin Kürt bölgesi ile ilgili olarak, ‘Eğer Suriye muhalefetiyle anlaşırlarsa destekleriz’ açıklaması yapması anlamlıdır” yorumunu yapmıştı.

En uzun sınır komşumuz, kardeş ülke Suriye’nin gözlerimizin önünde tarumar edilip yıkılmasından sonra Amerika ve Rusya liderleri, -Obama ve Putin- BM 70’inci Dönem görüşmelerinde kadehler eşliğinde Suriye’yi konuşmaya başlamıştı. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun açılış konuşmasında Suriye’deki talan ve tahribatın işaretini verirken, aynı zamanda uzlaşmanın ne kadar uzakta olduğunu da ortaya koymuşlardı: “Özellikle beş ülke, Suriye konusunda anahtar konumda. Bunlar; Rusya, ABD, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye. Taraflardan biri uzlaşmaya yanaşmadığı müddetçe sahada değişiklik beklemek faydasızdır!”

“Laik-Butik Bir Suriye Amaçlanmıştı…”

Obama-Putin görüşmesinden sonra Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, laik bir ülke olarak kalması, IŞİD ile mücadele edilmesi ve kontrollü bir geçiş dönemi” üzerinde anlaştıklarını açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya dönüşü, Esad’a bırakılmak istenen, “Hama-Humus’tan başlayıp Akdeniz kıyısında Lazkiye’ye uzanan bölgede Butik Suriye” ifadesi ise “Suriye 3’e mi bölünüyor” sorularını hatırlatmıştı.

Bu konuda aylar önce dergimizde yayınlanan saptama ve uyarılarda ne denli haklı olduğumuz bir kez daha kanıtlanmıştı.

Devamı için tıklayınız.

    Güncel makalelerimizden istifade etmek istiyorsanız lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi yazarak bize gönderiniz.

    Bu makaleyi sesli olarak da dinleyebilirsiniz.